← Ana Sayfaya Dön
بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَٰنِ الرَّحِيمِ

👑 Mülk Suresi 👑

Mülk ve Hükümranlık Allah'ındır

67. Sure - 30 Ayet - Mekke'de İnmiştir

Mülk Suresi Hakkında

Mülk Suresi (halk arasında bilinen adıyla Tebârake), Mekke döneminde inmiş olup 30 ayettir. Sure, adını birinci ayette geçen ve "hükümranlık, mülk" anlamına gelen kelimeden almıştır.

Bu sure, Allah'ın büyüklüğünü, kâinatın yaratılışındaki mükemmelliği, hayatın ve ölümün bir imtihan olduğunu anlatır. Peygamber Efendimiz (s.a.v), bu surenin kabir azabına karşı koruyucu olduğunu müjdelemiştir.

🌌 Yaratılış ve İmtihan

Hayat ve Ölümün Sırrı

1. Ayet
تَبَارَكَ الَّذ۪ي بِيَدِهِ الْمُلْكُۘ وَهُوَ عَلٰى كُلِّ شَيْءٍ قَد۪يرٌۙ
Hükümranlık elinde olan Allah, yüceler yücesidir ve O’nun her şeye gücü yeter.
2. Ayet
اَلَّذ۪ي خَلَقَ الْمَوْتَ وَالْحَيٰوةَ لِيَبْلُوَكُمْ اَيُّكُمْ اَحْسَنُ عَمَلًاۜ وَهُوَ الْعَز۪يزُ الْغَفُورُۙ
O, hanginizin daha güzel amel yapacağını sınamak için ölümü ve hayatı yaratandır. O, mutlak güç sahibidir, çok bağışlayandır.
3. Ayet
اَلَّذ۪ي خَلَقَ سَبْعَ سَمٰوَاتٍ طِبَاقًاۜ مَا تَرٰى ف۪ي خَلْقِ الرَّحْمٰنِ مِنْ تَفَاوُتٍۜ فَارْجِعِ الْبَصَرَۙ هَلْ تَرٰى مِنْ فُطُورٍ
O ki, birbiri ile âhenktar yedi göğü yaratmıştır. Rahmân olan Allah’ın yaratışında hiçbir uygunsuzluk göremezsin. Gözünü çevir de bir bak, bir bozukluk görebiliyor musun?
4. Ayet
ثُمَّ ارْجِعِ الْبَصَرَ كَرَّتَيْنِ يَنْقَلِبْ اِلَيْكَ الْبَصَرُ خَاسِئًا وَهُوَ حَس۪يرٌ
Sonra gözünü, tekrar tekrar çevir bak; göz (aradığı bozukluğu bulamaktan) âciz ve bitkin halde sana dönecektir.
5. Ayet
وَلَقَدْ زَيَّنَّا السَّمَٓاءَ الدُّنْيَا بِمَصَاب۪يحَ وَجَعَلْنَاهَا رُجُومًا لِلشَّيَاط۪ينِ وَاَعْتَدْنَا لَهُمْ عَذَابَ السَّع۪يرِ
Andolsun biz, en yakın göğü kandillerle donattık. Onları şeytanlara atılan mermiler yaptık ve (ahirette de) onlar için alevli ateş azabını hazırladık.

🔥 İnkarcıların Sonu

Cehennemin Dehşeti

6. Ayet
وَلِلَّذ۪ينَ كَفَرُوا بِرَبِّهِمْ عَذَابُ جَهَنَّمَۜ وَبِئْسَ الْمَص۪يرُ
Rablerini inkâr edenler için cehennem azabı vardır. O, ne kötü bir varış yeridir!
7. Ayet
اِذَٓا اُلْقُوا ف۪يهَا سَمِعُوا لَهَا شَه۪يقًا وَهِيَ تَفُورُۙ
Oraya atıldıklarında, onun kaynarken çıkardığı uğultuyu işitirler.
8. Ayet
تَكَادُ تَمَيَّزُ مِنَ الْغَيْظِۜ كُلَّمَٓا اُلْقِيَ ف۪يهَا فَوْجٌ سَاَلَهُمْ خَزَنَتُهَٓا اَلَمْ يَأْتِكُمْ نَذ۪يرٌۙ
Neredeyse cehennem öfkesinden çatlayacaktır! Her ne zaman oraya bir topluluk atılsa, onun bekçileri onlara: “Size, (bu azapla uyaran) bir peygamber gelmemiş miydi?” diye sorarlar.
9. Ayet
قَالُوا بَلٰى قَدْ جَٓاءَنَا نَذ۪يرٌ فَكَذَّبْنَا وَقُلْنَا مَا نَزَّلَ اللّٰهُ مِنْ شَيْءٍۚ اِنْ اَنْتُمْ اِلَّا ف۪ي ضَلَالٍ كَب۪يرٍ
Onlar şöyle derler: “Evet, bize bir uyarıcı gelmişti ama biz onu yalanladık ve ‘Allah hiçbir şey indirmemiştir. Siz ancak büyük bir sapıklık içindesiniz’ dedik.”
10. Ayet
وَقَالُوا لَوْ كُنَّا نَسْمَعُ اَوْ نَعْقِلُ مَا كُنَّا ف۪ٓي اَصْحَابِ السَّع۪يرِ
Ve: “Şayet kulak vermiş veya aklımızı kullanmış olsaydık, (şimdi) şu alevli cehennemin mahkûmları arasında olmazdık!” derler.
11. Ayet
فَاعْتَرَفُوا بِذَنْبِهِمْۚ فَسُحْقًا لِاَصْحَابِ السَّع۪يرِ
Artık günahlarını itiraf etmişlerdir. O alevli cehennemin mahkûmları, (Allah’ın rahmetinden) uzak olsunlar!

🌱 Allah'ın İlmi ve Nimetleri

Gizli ve Açık Her Şeyi Bilen

12. Ayet
اِنَّ الَّذ۪ينَ يَخْشَوْنَ رَبَّهُمْ بِالْغَيْبِ لَهُمْ مَغْفِرَةٌ وَاَجْرٌ كَب۪يرٌ
Görmedikleri halde Rablerinden korkanlar için bir bağışlanma ve büyük bir mükâfat vardır.
13. Ayet
وَاَسِرُّوا قَوْلَكُمْ اَوِ اجْهَرُوا بِه۪ۜ اِنَّهُ عَل۪يمٌ بِذَاتِ الصُّدُورِ
Sözünüzü ister gizleyin, ister açığa vurun; bilin ki O, göğüslerin özünü (kalplerde olanı) hakkıyla bilendir.
14. Ayet
اَلَا يَعْلَمُ مَنْ خَلَقَۜ وَهُوَ اللَّط۪يفُ الْخَب۪يرُ۟
Hiç yaratan bilmez mi? O, en ince işleri görüp bilmektedir ve her şeyden haberdardır.
15. Ayet
هُوَ الَّذ۪ي جَعَلَ لَكُمُ الْاَرْضَ ذَلُولًا فَامْشُوا ف۪ي مَنَاكِبِهَا وَكُلُوا مِنْ رِزْقِه۪ۜ وَاِلَيْهِ النُّشُورُ
Yeryüzünü size boyun eğdiren O'dur. Şu halde yerin omuzlarında (üzerinde) dolaşın ve Allah'ın rızkından yiyin. Dönüş ancak O'nadır.
16. Ayet
اَءَمِنْتُمْ مَنْ فِي السَّمَٓاءِ اَنْ يَخْسِفَ بِكُمُ الْاَرْضَ فَاِذَا هِيَ تَمُورُۙ
Göktekinin sizi yere geçirmeyeceğinden emin mi oldunuz? (Bir de bakarsınız ki) yeryüzü aniden sallanmaya başlamış.
17. Ayet
اَمْ اَمِنْتُمْ مَنْ فِي السَّمَٓاءِ اَنْ يُرْسِلَ عَلَيْكُمْ حَاصِبًاۜ فَسَتَعْلَمُونَ كَيْفَ نَذ۪يرِ
Yahut göktekinin, üzerinize taş yağdıran rüzgâr göndermeyeceğinden emin mi oldunuz? O zaman uyarım nasılmış bileceksiniz!
18. Ayet
وَلَقَدْ كَذَّبَ الَّذ۪ينَ مِنْ قَبْلِهِمْ فَكَيْفَ كَانَ نَك۪يرِ
Andolsun, onlardan öncekiler de yalanlamışlardı. (Beni inkâr etmenin sonucu olan) azabım nasıl oldu!
19. Ayet
اَوَلَمْ يَرَوْا اِلَى الطَّيْرِ فَوْقَهُمْ صَٓافَّاتٍ وَيَقْبِضْنَۜ مَا يُمْسِكُهُنَّ اِلَّا الرَّحْمٰنُۜ اِنَّهُ بِكُلِّ شَيْءٍ بَص۪يرٌ
Üstlerinde kanatlarını aça kapata uçan kuşları görmediler mi? Onları (havada) Rahmân olan Allah’tan başkası tutmuyor. Şüphesiz O, her şeyi görmektedir.

🛡️ Tek Sığınak Allah

Hidayet ve Dalalet

20. Ayet
اَمَّنْ هٰذَا الَّذ۪ي هُوَ جُنْدٌ لَكُمْ يَنْصُرُكُمْ مِنْ دُونِ الرَّحْمٰنِۜ اِنِ الْكَافِرُونَ اِلَّا ف۪ي غُرُورٍۚ
Rahmân olan Allah’a karşı şu size yardım edecek askerleriniz hani kimlerdir? İnkârcılar ancak derin bir gaflet içindedirler.
21. Ayet
اَمَّنْ هٰذَا الَّذ۪ي يَرْزُقُكُمْ اِنْ اَمْسَكَ رِزْقَهُۚ بَلْ لَجُّوا ف۪ي عُتُوٍّ وَنُفُورٍ
Allah rızkını keserse, kimdir size rızık verecek olan? Hayır, onlar azgınlık ve nefrette direnip durmaktadırlar.
22. Ayet
اَفَمَنْ يَمْش۪ي مُكِبًّا عَلٰى وَجْهِه۪ٓ اَهْدٰى اَمَّنْ يَمْش۪ي سَوِيًّا عَلٰى صِرَاطٍ مُسْتَق۪يمٍ
Şimdi yüzüstü kapanarak (sürüne sürüne) giden mi daha doğru gider, yoksa dosdoğru yolda yürüyen mi?
23. Ayet
قُلْ هُوَ الَّذ۪ٓي اَنْشَاَكُمْ وَجَعَلَ لَكُمُ السَّمْعَ وَالْاَبْصَارَ وَالْاَفْـِٔدَةَۜ قَل۪يلًا مَا تَشْكُرُونَ
De ki: “Sizi yaratan, size işitme duyusu, gözler ve kalpler veren O’dur. Ne az şükrediyorsunuz!”
24. Ayet
قُلْ هُوَ الَّذ۪ي ذَرَاَكُمْ فِي الْاَرْضِ وَاِلَيْهِ تُحْشَرُونَ
De ki: “Sizi yeryüzünde çoğaltıp yayan O’dur; ancak O’nun huzurunda toplanacaksınız.”
25. Ayet
وَيَقُولُونَ مَتٰى هٰذَا الْوَعْدُ اِنْ كُنْتُمْ صَادِق۪ينَ
“Doğru söylüyorsanız bu tehdit (kıyamet) ne zaman?” diyorlar.
26. Ayet
قُلْ اِنَّمَا الْعِلْمُ عِنْدَ اللّٰهِ وَاِنَّمَٓا اَنَا۬ نَذ۪يرٌ مُب۪ينٌ
De ki: “O bilgi, ancak Allah katındadır. Ben ise sadece apaçık bir uyarıcıyım.”
27. Ayet
فَلَمَّا رَاَوْهُ زُلْفَةً س۪ٓيـَٔتْ وُجُوهُ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا وَق۪يلَ هٰذَا الَّذ۪ي كُنْتُمْ بِه۪ تَدَّعُونَ
Onu (azabı) yakından gördükleri zaman inkâr edenlerin yüzleri kararır ve onlara şöyle denilir: “İşte sizin isteyip durduğunuz şey budur!”

💧 Suyun ve Hayatın Kaynağı

Son Uyarı

28. Ayet
قُلْ اَرَءَيْتُمْ اِنْ اَهْلَكَنِيَ اللّٰهُ وَمَنْ مَعِيَ اَوْ رَحِمَنَاۙ فَمَنْ يُج۪يرُ الْكَافِر۪ينَ مِنْ عَذَابٍ اَل۪يمٍ
De ki: “Söyler misiniz; Allah beni ve benimle beraber olanları helâk etse yahut bize merhamet etse, peki kâfirleri acıklı bir azaptan kim koruyabilir?”
29. Ayet
قُلْ هُوَ الرَّحْمٰنُ اٰمَنَّا بِه۪ وَعَلَيْهِ تَوَكَّلْنَاۚ فَسَتَعْلَمُونَ مَنْ هُوَ ف۪ي ضَلَالٍ مُب۪ينٍ
De ki: “O, Rahmân’dır. O’na iman ettik, O’na dayandık. Kimin apaçık bir sapıklık içinde olduğunu yakında bileceksiniz!”
30. Ayet
قُلْ اَرَءَيْتُمْ اِنْ اَصْبَحَ مَٓاؤُ۬كُمْ غَوْرًا فَمَنْ يَأْت۪يكُمْ بِمَٓاءٍ مَع۪ينٍ
De ki: “Suyunuz çekiliverse, söyleyin bakalım, size kim bir akar su getirebilir?”

Diğer Sureleri Oku